Yeni doğan bebekler hakkında neler düşünüyorsunuz?
İlk gördüğünüz o an
Eli kolu mu, kilosu, boyu mu?
Bunu sanırım daha çok komşu teyzeler yapıyor.
Dün bir yeğenim oldu.
İçim kıpır kıpır..
Merak ediyorum her şeyini
İlk yeğenimde de olduğu gibi
Karakteri nasıl olacak?
Neleri sevecek, neleri sevmeyecek.
Hangi oyuncakları daha önemseyecek falan filan...
Gözlem yapabileceğim en güzel, en yakın ortam.
Hangi garip bilgilerle onu dolduracağız onu.
Nelerden kendini arındırak, neleri benimseyecek gibi gibi...
Karakterleri, duruşları çocukların çok nettir aslında.
Bellidir.
Biz yetişkinler o karakterleri bozarız..
Çok biliyoruz ya, çok sakınıyoruz.
Bütün ömrü boyunca o küçücük çocuk, kendini bulmaya, aramaya çıkar.
Çocukluğunda kurcalanan kendini
Yine çocukluğun da bulacaktır.
Mutlaka yani...
Tüm bunları düşünürken kendimi de düşünüyorum aslında.
Çocukluğumu,
Hatırladığım kadarıyla...
Bazen bir çocuk olmayı ne kadar istediğimi anlatamam.
Düzeltmek için belki de, bazen bir çok şey için,
Belki de kendimi çok iyi arınamamış
Kendi semalarıma uçamamışımdır.
Kim bilir..
Doğru bildiği yanlışlarla dolu gibiyim, hatta çoğu zaman.
Bazen de hiç yaşamamışım gibi de oluyor.
O daha çok acı verdiyor.
Bu durumdan hep kaçınırım.
Bazen çözümü böyle bulurum, evet.
Kaçınmakta bizdendir.
Hayatın yaşanılmaya değecek taraflarını da bilirim.
Bu içime sevinç verir.
Tüm yeni doğanlarda hissettiğim mutluluk bundandır.
Hayatın sevilecek yanlarını öğrenecekler.
Tıpkı şöyle;
Bisiklet kullanmaya başlayacaklar
Bunun için can atacaklar
Bir iki sürüşten sonra harika sürdüklerini düşünüp daha hızlı gitmeye karar verecekler.
Yetişkinler iyi bilir,
Yeni öğrendiğin bir şey de ,
Yavaş yavaş ilerlemen gerekir.
Çünkü,
Şuna da benzer; emeklersin, yürürsün, koşarsın.
Ama,
Çocuk bunu bilmediğinden hızlandırır bisikleti,
Bilse de hızlandırır orası ayrı,
Çocuklar yetişkinlerden cesurdur!
Hızlandığı an yere düşerse ağlar,
Ne olucak kii...
Belki bir iki sıyrık..
Kan akınca hele ilk korku anları aman.
Ölüm nedir bilmeden,
Bir gariplik olduğunu hissetmiş olucak ki bu ağlamalar başlar...
Sonra acı da biter, düştüğünü de unutur.
Çocuk işte.
Tekrar unutup biner bisikletine...
Daha dikkatli olmak kaçınılmaz.
Düşerse de yine ağlayacağını bilir bu sefer.
Biz yetişkin çocuklar yaşam da en çok uğraştığımız konu bu işte.
Binlerce kere kendimizi yere çakıp, kalkıp yaralar elde ederiz.
Ne isteriz şu çocuklardan...
Bırakalım biraz da kendileri öğrensinler.
Biz sadece bir el olalım...
Bana da çok zor bu sözler,
Beynim ne kadar tekrarlasa da
Dedim ya,
Doğru bildiğim yanlışlarım var benim de hayatta,
Yutkunmak kurtarıcı çözüm.
Susmayı çağırıştırıyor :)
Ben diliyorum ki çocuklar için,
Düşsünler kalksınlar,
Yetişkinler onlara bir el olsun sadece.
Gerisi de kendileri halletsinler işte.
Özgür, karakterli, sevgi dolu...
Başka da bir şey istemem...
İlk gördüğünüz o an
Eli kolu mu, kilosu, boyu mu?
Bunu sanırım daha çok komşu teyzeler yapıyor.
Dün bir yeğenim oldu.
İçim kıpır kıpır..
Merak ediyorum her şeyini
İlk yeğenimde de olduğu gibi
Karakteri nasıl olacak?
Neleri sevecek, neleri sevmeyecek.
Hangi oyuncakları daha önemseyecek falan filan...
Gözlem yapabileceğim en güzel, en yakın ortam.
Hangi garip bilgilerle onu dolduracağız onu.
Nelerden kendini arındırak, neleri benimseyecek gibi gibi...
Karakterleri, duruşları çocukların çok nettir aslında.
Bellidir.
Biz yetişkinler o karakterleri bozarız..
Çok biliyoruz ya, çok sakınıyoruz.
Bütün ömrü boyunca o küçücük çocuk, kendini bulmaya, aramaya çıkar.
Çocukluğunda kurcalanan kendini
Yine çocukluğun da bulacaktır.
Mutlaka yani...
Tüm bunları düşünürken kendimi de düşünüyorum aslında.
Çocukluğumu,
Hatırladığım kadarıyla...
Bazen bir çocuk olmayı ne kadar istediğimi anlatamam.
Düzeltmek için belki de, bazen bir çok şey için,
Belki de kendimi çok iyi arınamamış
Kendi semalarıma uçamamışımdır.
Kim bilir..
Doğru bildiği yanlışlarla dolu gibiyim, hatta çoğu zaman.
Bazen de hiç yaşamamışım gibi de oluyor.
O daha çok acı verdiyor.
Bu durumdan hep kaçınırım.
Bazen çözümü böyle bulurum, evet.
Kaçınmakta bizdendir.
Hayatın yaşanılmaya değecek taraflarını da bilirim.
Bu içime sevinç verir.
Tüm yeni doğanlarda hissettiğim mutluluk bundandır.
Hayatın sevilecek yanlarını öğrenecekler.
Tıpkı şöyle;
Bisiklet kullanmaya başlayacaklar
Bunun için can atacaklar
Bir iki sürüşten sonra harika sürdüklerini düşünüp daha hızlı gitmeye karar verecekler.
Yetişkinler iyi bilir,
Yeni öğrendiğin bir şey de ,
Yavaş yavaş ilerlemen gerekir.
Çünkü,
Şuna da benzer; emeklersin, yürürsün, koşarsın.
Ama,
Çocuk bunu bilmediğinden hızlandırır bisikleti,
Bilse de hızlandırır orası ayrı,
Çocuklar yetişkinlerden cesurdur!
Hızlandığı an yere düşerse ağlar,
Ne olucak kii...
Belki bir iki sıyrık..
Kan akınca hele ilk korku anları aman.
Ölüm nedir bilmeden,
Bir gariplik olduğunu hissetmiş olucak ki bu ağlamalar başlar...
Sonra acı da biter, düştüğünü de unutur.
Çocuk işte.
Tekrar unutup biner bisikletine...
Daha dikkatli olmak kaçınılmaz.
Düşerse de yine ağlayacağını bilir bu sefer.
Biz yetişkin çocuklar yaşam da en çok uğraştığımız konu bu işte.
Binlerce kere kendimizi yere çakıp, kalkıp yaralar elde ederiz.
Ne isteriz şu çocuklardan...
Bırakalım biraz da kendileri öğrensinler.
Biz sadece bir el olalım...
Bana da çok zor bu sözler,
Beynim ne kadar tekrarlasa da
Dedim ya,
Doğru bildiğim yanlışlarım var benim de hayatta,
Yutkunmak kurtarıcı çözüm.
Susmayı çağırıştırıyor :)
Ben diliyorum ki çocuklar için,
Düşsünler kalksınlar,
Yetişkinler onlara bir el olsun sadece.
Gerisi de kendileri halletsinler işte.
Özgür, karakterli, sevgi dolu...
Başka da bir şey istemem...
Yorumlar
Yorum Gönder